Mehdiyet      Makale    Video     Anasayfa    İletişim    
Kategoriler:
Kuran Ahlakı
Madde Gerçeği
Kuran Mucizeleri
Darwinizme Cevaplar
Güncel
İman Hakikatleri
Ahir Zaman
Her insanın kalbinde, Allah'a karşı yaşadığı çok özel ve derin bir samimiyet, yakınlık ve candanlık şekli olmalıdır.
 
 Son Makaleler
 
Her insanın kalbinde, Allah'a karşı yaşadığı çok özel ve derin bir samimiyet, yakınlık ve candanlık şekli olmalıdır.

Bir kimsenin böyle anlarda bile soğuk ve mesafeli bir üslup içerisinde olması ise, ciddiyetle düşünülmesi gereken çok önemli bir eksikliktir...

Bir Müslümanın kişiliğini, iyi özelliklerini, güzel tavırlarını ya da fiili ibadetlerini yerine getirirken gösterdiği ahlakı dışarıdan görebilmek mümkündür. Ancak imanın en önemli göstergelerinden biri olan, kalbindeki Allah ile olan yakınlığını, dışarıdan bakan insanların bilebilmesi mümkün değildir. Kalpte Allah’a karşı yaşanan dostluk, yakınlık ve sevgi ise, herkesten ve herşeyden çok Allah'ı seven bir mümin için, dünyadaki en büyük nimetlerden biridir.

İnsanın dıştan görünen özellikleri ya da tavırları kimi zaman aldatıcı olabilir. Ancak Allah'a karşı kalpte yaşanan samimiyet ve yakınlık, o kişinin gerçek halini yansıtır. Ve müminin kendisi de buna şahittir. Kimsenin görmediği, duymadığı ve bilmediği anlarda, kalbinde Allah'a duyduğu güveni, yaşadığı teslimiyeti, hiçbir şüpheye kapılmadan Allah'a karşı gösterdiği sadakati kendisi bilmektedir.

Eğer insan, ruhunda böyle bir derinliği yakalayabilmişse, tavırlarında pek çok eksiklik de olsa, bunları telafi edebilmesi ve mükemmelleştirebilmesi -Allah'ın izniyle- son derece kolaydır. Ancak bunun tam tersine, eğer bu kişinin tavırları dışarıdan bakıldığında eksiksiz gibi görünse; ama kalbinde Allah'a karşı soğuk ve mesafeli bir ruh hali yaşıyor olsa (Allah'ı tenzih ederiz), işte bu, diğerinden çok daha tehlikeli bir durumdur. Çünkü bu kişinin elle tutulur hiçbir hatası, kusuru olmasa bile, ruhunda çok büyük bir boşluk ve eksiklik yaşamaktadır. Daha da önemlisi, aksini hiç yaşamadığı, yani Allah ile yakınlığın gerçek manevi lezzetini hiç tatmadığı için, belki de nasıl büyük bir eksiklik ile yaşadığının farkında bile değildir.

Oysa ki insanın Allah'a karşı samimiyetinde bir eksiklik olması; Allah'a karşı soğuk, uzak ve mesafeli bir ruh halinde yaşaması (Allah'ı tenzih ederiz), aslında bu insanın, dünyadaki herşeye karşı böyle bir bakış açısıyla baktığının çok açık bir göstergesidir. Çünkü eğer bir insan, her türlü güzelliğin, iyiliğin, mükemmelliğin, kusursuzluğun gerçek ve sonsuz sahibi olan Yüce Rabbimiz'e karşı yeteri kadar sevgi duyamıyor; yeterli yakınlığı, candanlığı, samimiyeti hissedemiyorsa; bu insanın, insanlara karşı gerçek sevgiyi, yakınlığı ya da samimiyeti yaşayabilmesi hiç söz konusu değildir. İnsan önce Allah sevgisini kavradığı, Allah'ın sonsuz mükemmellikteki isimlerindeki güzellikleri takdir edebildiği durumda, çevresindeki güzellikleri de takdir edebilir.

Allah Kuran'da ‘çok çalıştıkları halde, yaptıkları boşa giden kimseler’in durumunu anlatarak, insanları böyle bir tehlikenin varlığına karşı uyarmıştır:
 

"O gün, öyle yüzler vardır ki, 'zillet içinde aşağılanmıştır.' Çalışmış, boşuna yorulmuştur."(Gaşiye Suresi, 2-3)

"İman edenler: "Olanca yeminleriyle elbette sizlerle birlik olduklarına ilişkin Allah'a yemin edenler bunlar mıdır? Onların bütün yapıp-ettikleri boşa çıkmıştır, böylece hüsrana uğrayanlar olmuşlardır." derler."(Maide Suresi, 53)

"İşte böyle; çünkü gerçekten onlar, Allah'ı gazablandıran şeye uydular ve O'nu razı edecek şeyleri çirkin karşıladılar; bundan dolayı (Allah,) amellerini boşa çıkardı."(Muhammed Suresi, 28)

 

A0017Dolayısıyla bir insan Allah'ın emrettiği birçok ibadetini yerine getiriyor olabilir. Fiili olarak elinden gelen her türlü çabayı gösteriyor, gün boyu bir çok konuda ciddi emek sarf edip, tüm gücünü ortaya koyuyor olabilir. Ancak maneviyattaki bu büyük eksikliği, ayetlerde bildirildiği gibi, hem dünyada hem de ahirette hiç ummadığı bir durumla karşılaşmasına neden olabilecek çok büyük bir tehlikedir.

Bir insanın, iç dünyasında yalnız kaldığı, dua etmek için Allah'a yöneldiği, Allah'a yalvarıp yakardığı, tevbe ve bağışlanma dilediği, Allah'tan nimet istediği, kimsenin bilmediği en özel sırlarını, en gizli hislerini, isteklerini, sıkıntılarını, beklentilerini Allah'a bildirdiği anlar vardır. Eğer bir insan, samimiyetin ancak en yüksek şekliyle yaşanabileceği, böylesine anlarda bile içindeki soğukluğu, mesafeyi, yüzeyselliği, yapmacıklığı ve sıradanlığı muhafaza edebiliyorsa, işte bu dikkatle düşünmeyi gerektirmektedir.

Zira insanlar, gün boyunca çevrelerindeki insanlara karşı belirli bir poz, yapmacık bir kişilik, kibir ya da mesafe içerisinde olabilirler. Böyle bir ahlakın, insanlara karşı da yaşanması elbetteki yanlıştır. Ancak böyle bir insanın bile, kendisini kimsenin görmeyeceği, duymayacağı dua anında, tüm bu pozlarından, sergilediği yapmacık kişiliğinden, soğuk üsluplarından, samimiyetsiz anlatımlarından, kibirli dünyasından kopup, samimiyeti yaşayabilmesi gerekir.

Elbetteki iman etmeyen insanların böylesine soğuk bir dünyada yaşamaları son derece normaldir. Allah'ı sevemeyen, Allah'ın üstün vasıflarını takdir edemeyen, enaniyet, gurur ve kibirinden dolayı Allah'a yalvarıp yakarmaya yönelemeyen insanlar (Allah'ı tenzih ederiz), elbetteki Allah ile içte bir yakınlık yaşamazlar. Dua edecek olsalar da, bunu yalnızca çıkar elde edebilme umuduyla ve samimiyetsiz bir ruh haliyle yaparlar.

Ancak iman eden, Allah'ın, ahiretin varlığına kesin olarak inanan, hayatını Allah için yaşayan, maddi manevi herşeyiyle kendisini Allah'a adayan bir mümin için, Allah'a karşı yakınlıkta bir eksiklik olması normal değildir. Bu nedenle her insanın, kendisini bu bakış açısıyla bir kez daha gözden geçirmesi ve bu yönde bir eksikliği varsa bunu hemen telafi etmeye yönelmesi son derece önemlidir. Mümin, Allah'a karşı olan sevgisinde, çoşkusunda, candanlığında, yakınlığında, samimiyetinde sınır tanımamalıdır. Dünya da, içindeki meta da kesin olarak yok olucudur. Dolayısıyla mümin, Allah'tan başka Baki olan hiçbir şey olmadığını bilerek, tüm sevgisini, samimiyetini Rabbimiz'e yöneltmelidir. İnsanın dünya hayatında iyilikten yana yaptığı her şey, ancak kalbindeki bu samimi Allah aşkı, iman coşkusu ve Rabbimiz'i en yakın dostu edinmiş olmasıyla değer kazanacaktır.

Allah Kuran'da bu önemli gerçeği insanlara şöyle bildirmiştir:
 

... Siz, hayır adına ne yaparsanız, Allah, onu bilir. Azık edinin, şüphesiz azığın en hayırlısı takvadır. Ey temiz akıl sahipleri, Ben'den korkup-sakının.(Bakara Suresi, 197)

Onların etleri ve kanları kesin olarak Allah'a ulaşmaz, ancak O'na sizden takva ulaşır. İşte böyle, onlara sizin için boyun eğdirmiştir; O'nun size hidayet vermesine karşılık Allah'ı tekbir etmeniz için. Güzellikte bulunanlara müjde ver. (Hac Suresi, 37)

Rableri Katında onların ödülleri, içinde ebedi kalıcılar olmak üzere altından ırmaklar akan Adn cennetleridir. Allah, onlardan razı olmuştur, kendileri de O'ndan razı (hoşnut, memnun) kalmışlardır. İşte bu, Rabbinden 'içi titreyerek korku duyan kimse' içindir.(Beyyine Suresi, 8)



 
Diğer Makaleler
En zor görünen durumlarda bile insanın, ''Ben bunun altından nasıl kalkarım?'' diye telaşlanması yersizdir.
İnsanın yapacağı, yalnızca 'çok samimi olmak'tır. Herşeyi yaratacak olan ise yalnızca Allah'tır...
................................
Olayları, tavırları, konuşmaları derinlemesine araştırıp kurcalama alışkanlığı, bazen insana beklediği gibi huzur değil, rahatsızlık verebilir...
İnsan gün boyunca hoşuna giden ya da gitmeyen pek çok olayla karşılaşır. Çoğu insan, bu yaşadıkları üzerinde gerektiği kadar durup haya
................................
Kofluktan kaçınmak...
Bazı insanlar vardır, pek çok yönden çok güzel özelliklere sahiptirler, ancak bu özelliklerine rağmen çevrelerindeki insanlar üzerinde yete
................................
İman etmeyenlerin güçlerinin yetmediği bir ahlak: Sevgide kararlı olmak...
Dünyanın dört bir yanındaki insanlara sorsanız, her biri de kendince “sevgiyi ve sevmeyi çok iyi bildiklerini” ve “sevdikleri çok fazla i
................................
İyi bir insan, herkes için bir nimettir.
'Nasıl olsa güzel ahlaklı; her halükarda zaten iyi davranır' diyerek böyle insanların iyi niyetlerini suistimal etmeye çalışmak Kuran ahlak
................................
'Gizli kirlere' ve 'zincirleme kirlenme'ye karşı alınması gereken temizlik önlemleri
Kirliliğin insanlara getirebileceği zarar ve sıkıntıları bilen şuuru açık her insan için temizlik son derece önemli bir konudur. Ancak buna
................................
En tehlikeli ve en sinsi hastalıklardan biri: Aklı beğenme hastalığı
Her insan çocukluk yaşlarının hemen ardından belirli bir eğitim süreci içerisine girer. Kişiliği zaman içerisinde sürekli olarak gelişirk
................................
Hatayı önce kendinde aramak, güzel bir ahlak özelliğidir...
İnsanlar genellikle bir sorun yaşadıklarında, hatayı öncelikle kendilerinde değil de, karşı tarafta arama eğilimindedirler.
................................
En zor görünen durumlarda bile insanın, ''Ben bunun altından nasıl kalkarım?'' diye telaşlanması yersizdir.
İnsanın yapacağı, yalnızca 'çok samimi olmak'tır. Herşeyi yaratacak olan ise yalnızca Allah'tır...
................................
Her insanın kalbinde, Allah'a karşı yaşadığı çok özel ve derin bir samimiyet, yakınlık ve candanlık şekli olmalıdır.
Bir kimsenin böyle anlarda bile soğuk ve mesafeli bir üslup içerisinde olması ise, ciddiyetle düşünülmesi gereken çok önemli bir eksiklikti
................................
 

Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla
telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir.
HARUN YAHYA