Mehdiyet      Makale    Video     Anasayfa    İletişim    
Kategoriler:
Kuran Ahlakı
Madde Gerçeği
Kuran Mucizeleri
Darwinizme Cevaplar
Güncel
İman Hakikatleri
Ahir Zaman
'İçinden geldiği gibi davranmak'
 
 Son Makaleler
 
'İçinden geldiği gibi davranmak'

'İçinden geldiği gibi davranmak' samimiyettir. Ama bazen de insanın içinden gelenleri yenip, daha güzel olan tavrı göstermeye çalışması gerekir

Doğallık insan için büyük bir nimettir. Doğal, samimi, içinden geldiği gibi davranabilmek, hem kişinin kendisi hem de onunla birlikte olan insanlar açısından büyük bir konfordur. Çünkü bu insanın içinde ne varsa, dışında da o vardır.

Ancak insanlar bazen ‘içinden geldiği gibi davranmak’ denilince, bunun, ‘içinde her ne olursa olsun bunu olduğu gibi dışa vurmak’ olduğunu sanırlar.Ve hatta bunu bir ‘dürüstlük göstergesi’ olarak görürler. “Ben hiçbir şeyi gizlemiyorum, içimdeki duygular bunlar” diye düşünürler. Oysa ki insanın içinden gelen her şey doğru değildir. Bu nedenle insanın içinden gelen herşeyi olduğu gibi dışa vurması da doğru değildir. Bazen insanın içinden gelen bazı duyguları dizginlemesi, düzenlemesi ya da yenmesi gerekebilir. Çünkü insanın, ‘içimden geliyor’ dediği şeyler, nefsinde var olan ve nefsinin onu teşvik ettiği hislerdir.

İnsan nefsinde hem güzellikler hem de kötülükler vardır. Ancak nefsini istediği şekle sokmak, onda var olan kötülükleri yenmek, güzel ve iyi olan şeyleri ise artırmak insanın kendi iradesindedir.

Örneğin bir insanın içinden, çevresindeki insanlara iyilik yapmak, sevgi, saygı göstermek, güzel söz söylemek, neşelenmek, hoşsohbet ve konuşkan olmak, dışa dönük ve girişken olmak, fedakarlık yapmak, güzellik sunmak gelebilir. İşte insan bu tür bir durumda ‘içinden gelenlere’ uyar.

Ama bazen de insanın içinden sessizleşmek, küsmek, durgunlaşmak, insanlardan uzaklaşmak, öfkelenmek, kinlenmek, ters tavırlar göstermek, bağırıp çağırmak, tartışmak gibi olumsuz hisler de gelebilir. İşte bunlar da nefsin içinde var olan kötülüklerdir. İnsanın böyle bir durumda, “Ne yapayım, ben sadece içimden geldiği gibi davranıyorum” diyerek bu tarzda olumsuz tavırlar sergilemesi doğru değildir. Ve ‘içinden geliyor olması’ da, gösterdiği kötü ahlakı makul gösterecek bir mazeret değildir.

Çünkü bunlar, Allah'ın Kuran'da beğenmediğini bildirdiği, nefse özel olarak verilen, insanın mücadele edip yenmesi gereken kötülüklerdir. Allah, güzel ahlakın gerekliliklerini ve sakınılması gereken tavırları insanlara bildirmiştir. İnsan, ‘her ne kadar içinden gelirse gelsin’ kötü olduğunu bildiği bir tavrı asla uygulamamalıdır. İçinden öfkelenmek geliyorsa, hemen bunun Allah'ın beğenmediği bir ahlak olduğunu düşünüp öfkesini yenmelidir. Öfke hissi gelen kişiye karşı, tam tersine, güzel söz söyleyip gönül almalı, dosça tavırlar göstermek için nefsini zorlamalıdır. Ya da nefsi ona suskunluk hissi verdiğinde, hemen bunun Kuran ahlakına uygun olmayan bir ahlak olduğunu düşünüp, beraberindeki insanlara, Allah'ın razı olacağı şekilde ‘en güzel sözleri’ söylemek için iradesini kullanmalıdır.

Bu tür bir durumda nefisten yana bir bir tavır göstermek, asla dürüstlük, doğallık, samimiyet, içi dışı bir olmak değildir. Dürüstlük, doğallık ve içi dışı bir olmak; Allah'ın meşru kıldığı, Kuran'da beğendiğini bildirdiği, güzel ahlaka dair her tavrı, olabilecek en güzel şekilde dışa vurmak, en samimi şekilde bu ahlakı yaşamaktır.İnsanın, nefsindeki kötülükleri, sırf ‘içinden geliyor’ diye uygulaması ise, yalnızca bu kişinin ahlakındaki eksiklikleri gösteren bir alamet olur.

Dolayısıyla insanın, ‘içinden gelen herşeye uyması’ gibi bir yaklaşım asla makul değildir. insan içinden gelen her türlü iyiliğe uymalıdır. İçinden gelmediği durumlarda da mutlaka iyiliği aramalı, nefsini bu yönde eğitmeli, nefsindeki iyiliğe olan eğilimi artırmalıdır.

Nefsinin teşvik ettiği kötülüklerde ise, Allah korkusunu, vicdanını ve imanından kaynaklanan iradesini kullanarak, içinden gelen bu hisse, bunun tam tersi olan iyiliklerle karşılık vermelidir.

Bu, müminin dünya hayatındaki imtihanının çok önemli bir parçasıdır. İnsan nefsini eğitebildiği ölçüde, Allah'ın razı olmasını umacağı bir ahlaka ulaşabilecektir. Allah Kuran'da, nefislerindeki kötülüklere karşı güzelliği tercih eden ve nefislerini Kuran ahlakına göre eğiten kimseler için şöyle buyurmuştur:

 

Nefse ve ona 'bir düzen içinde biçim verene',

Sonra ona fücurunu (sınır tanımaz günah ve kötülüğünü) ve ondan sakınmayı ilham edene (andolsun).

Onu arındırıp-temizleyen gerçekten felah bulmuştur.

Ve onu (isyanla, günahla, bozulmalarla) örtüp-saran da elbette yıkıma uğramıştır.(Şems Suresi, 7-10)

 

Ey iman edenler, üzerinizdeki (yükümlülük) kendi nefislerinizdir. Siz doğru yola erişirseniz, sapan size zarar veremez. Tümünüzün dönüşü Allah'adır. O, size yaptıklarınızı haber verecektir.(Maide Suresi, 105)

 

"(Yine de) Ben nefsimi temize çıkaramam. Çünkü gerçekten nefis, -Rabbim'in kendisini esirgediği dışında- var gücüyle kötülüğü emredendir. Şüphesiz, benim Rabbim, bağışlayandır, esirgeyendir."(Yusuf Suresi, 53)



 
Diğer Makaleler
En zor görünen durumlarda bile insanın, ''Ben bunun altından nasıl kalkarım?'' diye telaşlanması yersizdir.
İnsanın yapacağı, yalnızca 'çok samimi olmak'tır. Herşeyi yaratacak olan ise yalnızca Allah'tır...
................................
Olayları, tavırları, konuşmaları derinlemesine araştırıp kurcalama alışkanlığı, bazen insana beklediği gibi huzur değil, rahatsızlık verebilir...
İnsan gün boyunca hoşuna giden ya da gitmeyen pek çok olayla karşılaşır. Çoğu insan, bu yaşadıkları üzerinde gerektiği kadar durup haya
................................
Kofluktan kaçınmak...
Bazı insanlar vardır, pek çok yönden çok güzel özelliklere sahiptirler, ancak bu özelliklerine rağmen çevrelerindeki insanlar üzerinde yete
................................
İman etmeyenlerin güçlerinin yetmediği bir ahlak: Sevgide kararlı olmak...
Dünyanın dört bir yanındaki insanlara sorsanız, her biri de kendince “sevgiyi ve sevmeyi çok iyi bildiklerini” ve “sevdikleri çok fazla i
................................
İyi bir insan, herkes için bir nimettir.
'Nasıl olsa güzel ahlaklı; her halükarda zaten iyi davranır' diyerek böyle insanların iyi niyetlerini suistimal etmeye çalışmak Kuran ahlak
................................
'Gizli kirlere' ve 'zincirleme kirlenme'ye karşı alınması gereken temizlik önlemleri
Kirliliğin insanlara getirebileceği zarar ve sıkıntıları bilen şuuru açık her insan için temizlik son derece önemli bir konudur. Ancak buna
................................
En tehlikeli ve en sinsi hastalıklardan biri: Aklı beğenme hastalığı
Her insan çocukluk yaşlarının hemen ardından belirli bir eğitim süreci içerisine girer. Kişiliği zaman içerisinde sürekli olarak gelişirk
................................
Hatayı önce kendinde aramak, güzel bir ahlak özelliğidir...
İnsanlar genellikle bir sorun yaşadıklarında, hatayı öncelikle kendilerinde değil de, karşı tarafta arama eğilimindedirler.
................................
En zor görünen durumlarda bile insanın, ''Ben bunun altından nasıl kalkarım?'' diye telaşlanması yersizdir.
İnsanın yapacağı, yalnızca 'çok samimi olmak'tır. Herşeyi yaratacak olan ise yalnızca Allah'tır...
................................
Her insanın kalbinde, Allah'a karşı yaşadığı çok özel ve derin bir samimiyet, yakınlık ve candanlık şekli olmalıdır.
Bir kimsenin böyle anlarda bile soğuk ve mesafeli bir üslup içerisinde olması ise, ciddiyetle düşünülmesi gereken çok önemli bir eksiklikti
................................
 

Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla
telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir.
HARUN YAHYA