Mehdiyet      Makale    Video     Anasayfa    İletişim    
Kategoriler:
Kuran Ahlakı
Madde Gerçeği
Kuran Mucizeleri
Darwinizme Cevaplar
Güncel
İman Hakikatleri
Ahir Zaman
MÜNAFIK CEMİYET MİKROBU GİBİDİR
 
 Son Makaleler
 
MÜNAFIK CEMİYET MİKROBU GİBİDİR

Hz. Ali'yi şehit eden münafığa küfür aşırı övgüde bulunmuştu. Münafıklar adeta cemiyet mikrobu gibidir, her türlü aşağılık iş için kullanılır.

MÜNAFIK KUŞKUCU VE ÇİRKEFTİR

Münafık hasta ruhludur, her şeyi kendi aleyhine zanneder. Bir yerde bir şey kıpırdasa onu kendi aleyhinde zanneder, hayatı cehennem gibidir.

Münafık ihtiras ve hainlik peşindedir. Her şeyden kuşkulanırlar, çok kuşkucu oldukları için çok da çirkeftirler.

Münafık bir beladan kurtulduğunda kendince Allah'a önem vermediğini vurgulamak için (Allah'ı tenzih ederiz) çirkeflik yapar, baş eğici olmaz.

 

AHİR ZAMANDA MÜNAFIKLAR TEKNOLOJİYİ İYİ KULLANACAKTIR

Münafık şeytanın zekasına sahiptir. Şeytanın zekasında olan insanın teknolojiyi de Müslümanların aleyhine çok iyi kullanacağını bilmek gerek.

 

MÜNAFIKLARIN MÜSLÜMANLARA KARŞI ÖFKESİ YATIŞMAZ

Münafık iyilikten anlamaz, Müslümanlara karşı öfkesi yatışmaz. Kinini saklayamaz, ufacık bir gerekçe gördüğünde kinini dışa vurur.

Münafıklar Müslümanların yanında oldukları her dakika ızdırap duyarlar. Müminlere duydukları kin büyüktür, bu kin onları içten içe yok eder.

Münafık münafıklığını her yerde yapabilir, siyaset içinde de camide de iş yerinde de hasetini ve çirkin tavrını ortaya koyar.

 

MÜNAFIKLARIN KİNİ MÜSLÜMANLARA ZARAR VEREMEZ

Münafıkların kin ve öfkesi Müslümanlara zarar vermez. Bu, Allah'ın özel bir mucizesidir.

Müslüman akıllı ve imanlı olduğu için münafıkların zararından etkilenmez.

Münafıklar ne plan yaparlarsa yapsınlar mutlaka mağlup olmuşlardır. Müminler de hep zafer ve galibiyet elde etmiştir

 

MÜNAFIKLAR MEHDİYET DEVRİNDE ETKİSİZ OLACAK

Mehdiyet devrinde münafıklar imanın nuru içinde manen boğulacaklardır. Münafıkların fitnesi ve nifakı Mehdiyet devrinde hiç oluşmayacaktır.

Münafık Mehdiyet zıttı olduğu için, faaliyetleri de tam Mehdiyet zıttıdır.

Hz. Mehdi'nin önemli bir görevi münafık cereyanını yok etmektir.

Nasıl Musa devrinin Resulullah devrinin münafıkları ünlüyse ahir zamanın münafıkları da ünlü olacak, tarihe geçecektir.

Mehdi Müslümanların tanıyamadığı en azılı en sinsi münafıkları teşhis edecek ve fikren onları etkisiz hale getirecek.

Münafıklar Mehdi'nin farkındadır, Mehdi'ye zarar veremeyeceklerini anladıkları metafizik bir varlık olduğunu gördükleri için panik yaşıyorlar.

Allah'tan korkmayan münafıklar Mehdiyet devrinde Mehdi'den korkacaklardır. Mehdiyet devrinde münafıklar iyice siner hiçbir şey yapamaz.

Şeytanın ahlaksızlığı münafığın adeta gıdasıdır. Mehdiyet bu ahlaksızlığı tamamen ortadan kaldıracak olan zattır.

Peygamberimiz (sav) "İmam Mehdi Müslümanların onurudur, münafıkların kinini üzerine çeker" diyor.

 

MÜNAFIKLARIN ÇIKARCI OLMASI

Münafık çıkarını elde edemezse çok vahşileşir ve çirkefleşir.

Münafıklar kendinden başka kimseyi sevmez, bencildir. Müslümanlar da bu itici tavırlarından dolayı onu sevemezler.

Münafığın çıkarıyla çatışıldığında, şeytani kimliği hemen ortaya çıkar. Münafık karakterini o zaman en azgın şekilde gösterir.

Münafık hep çıkarcı ve menfaatçidir. Hayatı kendi çıkarı içindir. Çıkarıyla çelişen bir durum olduğunda saldırganlaşır, vahşileşir.

Münafık yancı karakterlidir insanlara çoğu zaman sadece çıkar amacıyla yaklaşır.

Mümin önce Müslümanların rahatını ve huzurunu düşünür. Münafık için kendi menfaati önemlidir ve ufacık bir konudan Müslümanları huzursuz eder.

Mümin fedakar ve kanaatkardır. Allah'ın yarattığından razı olur. Münafık ise menfaati için sürekli ahlaksızlık ve adilik yapar.

Münafık hem elini hem dilini kötülükle Müslümana uzatmaya çalışır. Münafığı din, İslam ilgilendirmez sadece kendi menfaati ilgilendirir.

Münafıklar imkanları genişledikçe daha çok ahlaksızlık yaparlar.

Peygamberimiz döneminde münafıklar Medine zamanında kendilerine çevre edindikten, maddi imkanlar oluştuktan sonra ortaya çıkıyorlar.

 

MÜNAFIK ŞÜKRETMEYİ BİLMEZ

Münafıklar şükretmeyi bilmezler, sürekli Müslümanların aleyhine homurtulu konuşmalar yaparlar, her şeyden mutsuz ve şikayetçidirler.

Münafıklar hiç mutlu değildir, sürekli şikayetçi ruh halindedir ve homurdanır, hep Müslümanları suçlamayı amaçlar.

Münafıklar nankördür, Allah’ın verdiği nimetlerin kıymetini bilmez, ruhları inkarcıdır ve sinsidirler.

 

MÜNAFIKLARIN ELEŞTİRİDEN KAÇMASI

Mümin eleştirilmekten memnun olur hatası varsa düzeltir. Münafık ise eleştirildiğinde felç olur, münafıklık alametlerini hiç duymak istemez

 

MÜNAFIK MİMİKLERİNİ, YÜZÜNÜ, SESİNİ, GÖZÜNÜ ŞER İÇİN OLABİLECEK EN ÇİRKİN ŞEKİLDE KULLANIR

Münafık beden dilini çok iğrenç bir şekilde kullanır. Bu konudaki Kuran ayetlerini çok geniş her yönüyle düşünmek önemlidir.

Münafık bilinçaltında sürekli ahlaksızlık yaptığına inandığı için vicdanı asla rahat olmaz, dolayısyla yüzlerinde dürüst bir ifade oluşmaz.

Münafıkların suratında, pis, aşağılık, mat bir ifade olur, Allah onları böyle mühürlemiştir.

Münafık hem sesini hem gözlerini şeytani kullanır, kendini üzgün, şaşırmış, içine kapanmış gibi gösterip müminleri rahatsız etmeyi amaçlar.

Münafık bukalemun gibidiri yüzü her türlü şekle girer, isterse yüzünü asık isterse anlamsız isterse donuk isterse ağlamaklı yapar.

Münafıklar müminlere iyilik gelmesini istemez. Bu yüzden mutlaka şeytani bir özellik kullanarak müminleri rahatsız etmeye çalışır.

Münafıkların en önemli silahlarından biri ağlamadır. Peygamberimiz de münafıklar gözlerini çok iyi kullanırlar diye bildirmiştir.

Ağlamak, üzülüyor gibi yapmak münafıkların oyunlarından biridir, Hz. Yusuf kıssasında bu oyunları detaylı olarak anlatılır.

Münafıklar ağlamayı bir nevi silah olarak kullanır, ya karşı tarafı ikna etmek ya da bir konuda yıldırmak için ağlarlar.

Münafıkların bakışları bön ve küttür, ruhu ölü olduğu için gözlerinde de bitkinlik ve şeytanın donukluğu vardır.

Münafığın iman neşesi kaybolduğu için bakışlarında hayret edecek bir durgunluk ve matlık vardır.

Münafıkların hain ruhu hem bakışlarına hem yüzüne hem sözlerine sinmiş durumdur. Münafığın hainliği aslında kendisine yönelmiş silahtır.

Münafık Müslümanı konuşarak veya haliyle kızdırmak, germek, rahatsız etmek ister. Bunu çok aşağılık yöntemlerle yapar

Münafığın bir özelliği de Müslümanı rahatsız etmek istemesidir, sözüyle bakışıyla imalarıyla Müslümanı rahatsız etmeye çalışır.

Müminin bakışlarında nur güzellik temizlik ve sevgi vardır. Münafığın gözünde ise nefret ve ölüm baygınlığı vardır.

Münafığın gözünde hainlik hakimdir, istediğinde ağlama taklidi yapar, istediğinde ölü gibi anlamsız bakar. Müminleri rahatsız etmek ister.

Münafıkların bakışlarında ölü gibi donukluk, yüzünde asık ve ruhsuz bir ifade vardır. Bununla Müslümanları rahatsız etmeye çalışır

 

MÜNAFIKLARIN BOZUK KONUŞMALARI VE SİVRİ DİLLERİ

Münafıkların bozuk konuşmaları ve yüz ifadesindeki nursuzluk ve pislik Kuran'da bildirilen bir özellikleridir.

Bakışlarıyla ya da sivri dilleriyle rahatsızlık vermek de münafıkların oyunlarından biridir, yüzleri sesleri dilleri hep pisliktir

Münafıkların hain ruhu hem bakışlarına hem yüzüne hem sözlerine sinmiş durumdadır. Münafığın hainliği aslında kendisine yönelmiş silahtır.

Münafığın bir özelliği de Müslümanı rahatsız etmek istemesidir, sözüyle, bakışıyla, imalarıyla Müslümanı rahatsız etmeye çalışır.

Münafığın bozuk konuşmasının esası yalan konuşması ve sürekli demagoji yapmasıdır, olmadık şeyleri olmadık anlamlara çeker ve bozar.

Münafıklar küt insanlardır. Saygıyı bilmezler, nezaketi bilmezler. Peygamberimiz devrinde O'nun sözünü keserek konuşurlardı.

Münafıkların önemli vasıflarından biri de patavatsız olmalarıdır. Sözleri kabadır.

Münafık ahlaksızlık yapmak için en ufak bir imkanı dahi değerlendirir, her konuşmasında kendisinin sözde üstünlüğünü vurgulamaya çalışır.

Münafıklar Hz. Musa’ya sözle eziyet ediyorlardı, oysa o Allah Katında vecihti.

Münafık sivri dilli ve pisliktir. Ahlaksız olduğu için canı tatlı davranır. İslam için fedakârlık yapmaz. Kötülükten sakınmak da istemez.

Münafıklar kendilerince Peygamberi zor durumda bırakabilecek için fitne oluşturacak vesvese verecek konuşmalar yaparlar.

 

MÜNAFIKLARIN KONUŞMALARI DA SUSMALARI DA ŞERDİR                                    

Münafıklar konuştuklarında şer konuşurlar, sustuklarında ise üzerlerinde bir uğursuzluk olur.

Münafıklarda şeytani bir enerji vardır. Dilbazlıkla Müslümanları oyalamaya, aldatmaya, yönlendirmeye çalışırlar.

Münafık konuştuğunda hep şer konuşur, sustuğunda da yüzündeki ifade nursuz ve pistir.

Münafıklar genelde hep yeminle konuşur, bu şekilde Müslümanları ikna etmeye çalışır. Sürekli insanlar aleyhinde olumsuz konuşmalar yapar.

Münafık sessiz ve lakayt şekilde saatlerce boş şekilde, donup kalır.

Münafık çok konuşur ama boş konuşur, sinsilik için yol arar. Müslümanlara kendince pislik yapacağı taktikler planlar ve mutlaka fark edilir.

Münafık sustuğunda da şeytani bir sessizlik içindedir. Müslüman sessiz olduğunda da ortama huzur verir.

 

MÜNAFIKLARIN İSLAM’IN HAYRINA FAYDALI İŞLER YAPMAKTAN KAÇINMASI

Münafık kendisiyle ilgili işlerde çok titizdir, ancak İslam'a hizmet, mümine fayda söz konusu olduğunda olabilecek en kötü işi yapar.

Münafıklar İslam'a hizmette çok tembeldir, ahlaksızlığa ve münafıklığa hizmette ise çok şevklidir.

Münafık Müslümanların yanında kendisini beceriksiz gibi gösterir çünkü sorumluluk almak ve İslam'a hizmet etmek istemez.

Münafıklar mücadele ortamından kaçarlar. Müslümanlarla birlikte mücadele etmemek için sürekli bahaneler uydururlar.

Kuran'da bildirilen münafıkların ağır davranması konusu İslam'a, dine hizmette şevkli olmamaları, mümkün olduğunca az çalışma yapmalarıdır.

Münafıklar menfaat görmedikçe din için, İslam için hizmet etmezler, güçlerinin ve imkanlarının olmadığı yalanını söylerler.

Münafık Müslümanlara fayda verecek bir iş yapmamak için "evimiz açıkta" "bu işi bilmiyorum" gibi çok akılsızca bahaneler geliştirir.

Münafık hep kendi keyfi peşindedir. Müslümanların, muhtaç olan kadınların çocukların kurtuluşunu değil sadece kendi rahatını düşünür.

İslam'ın yararına, Müslümanlara fayda getirecek bir iş yapmak münafıklara çok ağır gelir. Müslümanlara güzellik getirecek en ufak iş yapmaz.

Münafık küçük veya büyük bir şekilde Müslümanlardan faydalanmak ister, kendi işini yaptırmayı dahi aklınca kar zanneder.

Münafıklar sadece zamanın geçmesini bekler, İslam'a, Allah'a hizmet etmek istemezler. Müslümanlardan, Peygamber’den nefret ederler.

Münafığın uyanıklık zannedip yapmadığı her iş kendisinin aleyhine döner. Müslüman ise yaptığı her işte dinçlik ve sağlık kazanır.

 

MÜNAFIK DÜNYAYA DÜŞKÜNDÜR, VAKTİNİ BOŞ İŞLERLE GEÇİRMEK İSTER

İslam, Kuran ve İslam'a hizmet münafıkları ilgilendirmediği için boşa vakit harcayacak yer ararlar.

Allah'a, Kuran'a, İslam'a vakit ayırmak münafığın canını çok yakar. Hep boş işlerle meşgul olmak ister.

Münafığın küfri konulara şeytani bir sadakati ve hırsı vardır, imani konular olduğunda ise konuşmak istemezler.

Münafık İslam'a hizmet etmemekten, tebliğ yapmamaktan boş işlerle vakit geçirmekten kendi aklınca sevinç duyar

Peygamberimiz (sav)'e İslam’ı tebliğ etmek, ayetleri okumak, faydalı olmak emredilmiştir. Münafıkların özelliği ise boş durmalarıdır.

Münafıklar mücadeleden kaçmak için alçakça yalan söyler, "bilseydim size yardımcı olurdum" derler. Oysa bilmelerine rağmen kaçarlar.

Münafık saatlerce boş vakit geçirebilir, kendince kızdıracağını düşündüğü eylemler yapmaya çalışır, İslam ve Kuran aleyhine konuşur.

 

MÜNAFIKLARIN MÜSLÜMANLARI MAHÇUP ETMEK İÇİN ÖNE SÜRDÜKLERİ HER İDDİA AKILSIZCADIR

Münafık içindeki pisliği dışarı vurup bunu akılsızca dürüstlük olarak adlandırır, oysa çok küt ve küstah bir ruha sahiptir.

Münafık çok akıllı ve bilgi sahibi olduğu iddiasındadır, oysa çok patavatsız, akılsız ve kabadır.

Münafıklar Müslümanları kendilerince mahçup etmeye çalışırlar, ama ortaya her attıkları iddia çok akılsızca olur.

Müşrikler ve münafıklar düşük akıllarınca Allah'ın nurunu söndüreceklerini sanıyorlar. Allah buna asla izin vermez. Allah nurunu tamamlayacak.

Münafıkların sonu dünyada da, ahirette de hep felakettir.

MÜNAFIKLARIN DİNMEK BİLMEZ ÖFKE VE KİNLERİ VARDIR

Münafığın öfkesi dilinden taşar, ama kalbinde gizlediği nefret ve öfke çok daha büyüktür.



 
Diğer Makaleler
En zor görünen durumlarda bile insanın, ''Ben bunun altından nasıl kalkarım?'' diye telaşlanması yersizdir.
İnsanın yapacağı, yalnızca 'çok samimi olmak'tır. Herşeyi yaratacak olan ise yalnızca Allah'tır...
................................
Olayları, tavırları, konuşmaları derinlemesine araştırıp kurcalama alışkanlığı, bazen insana beklediği gibi huzur değil, rahatsızlık verebilir...
İnsan gün boyunca hoşuna giden ya da gitmeyen pek çok olayla karşılaşır. Çoğu insan, bu yaşadıkları üzerinde gerektiği kadar durup haya
................................
Kofluktan kaçınmak...
Bazı insanlar vardır, pek çok yönden çok güzel özelliklere sahiptirler, ancak bu özelliklerine rağmen çevrelerindeki insanlar üzerinde yete
................................
İman etmeyenlerin güçlerinin yetmediği bir ahlak: Sevgide kararlı olmak...
Dünyanın dört bir yanındaki insanlara sorsanız, her biri de kendince “sevgiyi ve sevmeyi çok iyi bildiklerini” ve “sevdikleri çok fazla i
................................
İyi bir insan, herkes için bir nimettir.
'Nasıl olsa güzel ahlaklı; her halükarda zaten iyi davranır' diyerek böyle insanların iyi niyetlerini suistimal etmeye çalışmak Kuran ahlak
................................
'Gizli kirlere' ve 'zincirleme kirlenme'ye karşı alınması gereken temizlik önlemleri
Kirliliğin insanlara getirebileceği zarar ve sıkıntıları bilen şuuru açık her insan için temizlik son derece önemli bir konudur. Ancak buna
................................
En tehlikeli ve en sinsi hastalıklardan biri: Aklı beğenme hastalığı
Her insan çocukluk yaşlarının hemen ardından belirli bir eğitim süreci içerisine girer. Kişiliği zaman içerisinde sürekli olarak gelişirk
................................
Hatayı önce kendinde aramak, güzel bir ahlak özelliğidir...
İnsanlar genellikle bir sorun yaşadıklarında, hatayı öncelikle kendilerinde değil de, karşı tarafta arama eğilimindedirler.
................................
En zor görünen durumlarda bile insanın, ''Ben bunun altından nasıl kalkarım?'' diye telaşlanması yersizdir.
İnsanın yapacağı, yalnızca 'çok samimi olmak'tır. Herşeyi yaratacak olan ise yalnızca Allah'tır...
................................
Her insanın kalbinde, Allah'a karşı yaşadığı çok özel ve derin bir samimiyet, yakınlık ve candanlık şekli olmalıdır.
Bir kimsenin böyle anlarda bile soğuk ve mesafeli bir üslup içerisinde olması ise, ciddiyetle düşünülmesi gereken çok önemli bir eksiklikti
................................
 

Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla
telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir.
HARUN YAHYA