Mehdiyet      Makale    Video     Anasayfa    İletişim    
Kategoriler:
Kuran Ahlakı
Madde Gerçeği
Kuran Mucizeleri
Darwinizme Cevaplar
Güncel
İman Hakikatleri
Ahir Zaman
MÜNAFIKLAR KÜFRE MÜSLÜMANLAR ALEYHİNDE BİLGİ SAĞLAR
 
 Son Makaleler
 
MÜNAFIKLAR KÜFRE MÜSLÜMANLAR ALEYHİNDE BİLGİ SAĞLAR

Münafık nerede İslam aleyhinde birileri varsa, nerede Müslümanlara tuzak kuran, dine karşıt olan biri varsa onu bulur, onunla bağlantı kurar.

Hz Nuh devrinde de hanımı küfre istihbarat veren bir münafıktı. Hz Nuh'un yanında bulunmasının sebebi hainlik yapmaktı.

Münafıklar çok yüzsüz ve onursuzdur. Ahlaksızlığını ısrarla devam ettirir, ısrarla küfre istihbarat sağlamaya devam eder

Münafıklar küfre hizmet etmek konusunda aşırı şevkli ve çalışkan olurlar. İslam'a hizmet söz konusu olduğunda asla çalışma yapmaz.

Dırar Mescidini kuran münafıklar o zamanın derin devleti olan Rum devletiyle işbirliği yapıyorlardı.

Münafıkların Müslümanların yanında kalmalarının sebebi küfre bilgi aktarıyor olmaları sebebiyledir. Yoksa Müslümanlarla yaşamak istemezler.

Peygamberimiz zamanında münafıklar Roma'ya mektup ile Peygamberimizle ilgili bilgi aktarmışlardır.

Hak bir davanın münafıkları çok olur, münafıklar küfre haber taşırlar.

Münafıkları da münafıkların işbirliği yaptığı insanları da onların kurdukları tuzakları da yaratan Allah'tır.

 

ELÇİLERİN VE SALİH MÜMİNLERİN YANINDA DURMALARININ AMACI KÜFRE BİLGİ SAĞLAMAKTIR

Münafığın yanaşması çok kahpecedir. Peygamberimiz otururken sessizce aniden yanına gelir istihbarat toplamaya çalışırlardı.

Musa döneminde münafıklar çoktu ve Musa'nın en yakınında bulunuyor, çok büyük hainlik yapıyorlardı.

 Münafıklar çok kin doludurlar, Peygamberimiz'e çok kinliydiler ama küfre bilgi aktarabilmek için yanından da ayrılmıyorlardı

 

KÜFRÜN YANINDA AŞAĞILANACAKLARINI BİLE BİLE KÜFRE ÖZENİRLER

Musa dönemindeki münafıklar Musa'nın yanında tertemiz bir hayat yaşamak yerine Firavun'un yanında köle olmaya, aşağılanmaya özeniyorlardı.

Küfür münafığı kendi menfaati için kullandıktan sonra ezer. Küfür münafığın hain olduğunu her türlü ahlaksızlığı yapacağını bilir.

Musa döneminde münafıklar sırf Firavun’un yemek kültürü için Musa'ya ihanet ediyorlardı. Köle olmak pahasına sırf yemek için o sisteme geri dönüyorlardı.

Musa döneminin münafıkları Firavun yanında köle olmayı Musa'nın yanında Müslümanca yaşamaktan akıllarınca daha değerli görüyorlardı.

Münafık Müslümanları kendince oyuna getirmek için sinsice her yönden yaklaşır ve dünyaya çekmeye çalışır.

Münafıklar özellikle elçileri kendi akıllarınca zayıf görürler. Musa'nın hiçbir imkanı olmadığını düşündükleri için Firavun'a hayrandılar.

Mal, münafıkların başına hep bela olur. Münafık, “Menfaat elde edeceğim, küfre hizmet edeceğim” diye kendini aşağılatır ve sürünür.

Münafık kendini küfre benzetmeye çalıştığı için, kendini bu yolda aşağılatıp küçük düşürdüğü için zillet vurulmuş bir insandır.

 

MÜNAFIK MENFAAT UMUDUYLA KENDİNİ KÜFRE SEVİMLİ GÖSTERMEYE ÇALIŞIR

Münafık küfürden umudunu asla kesmez. Sürekli küfre yağcılık yapar ve küfre kendisini şirin göstermeye çalışır.

Münafıklar kendilerini bilgili gibi göstermek ister amacı kendisini ön plana çıkarmak ve küfürden destek görebilmektir. İslam'a hizmet değil.

Münafık küfre sürekli yalakalık yapar, çünkü günün birinde onların yanında yer alacağını bilir.

Münafık küfre hayrandır, yaptığı her şeyde, her cümlesinde buram buram küfür kokar.

Münafık kendince Müslümanları beğenmediğinden Müslümanlara iyi davranıp kendini beğendirmeye çalışmaz. Küfre hayrandır küfre beğendirmek ister.

Münafıklar çok özentidir, küfre dair herşeye özenirler, her dönemde bu böyle olmuştur.

Münafıkta zenginlere karşı aşağılık bir hayranlık vardır.

 

KÜFÜR, MÜNAFIKLARIN YANCI VE AŞAĞILIK KARAKTERLİ OLDUĞUNU BİLİR

Küfür münafığın aşağılık ve yancı karakterli olduğunu bilir. Ama münafık ahmak olduğu için küfrün kendisini aşağı gördüğünü anlamaz.

Küfür de münafıkların alçak olduğunu bilir, onlar da münafıklardan nefret ederler. Bu yüzden münafıklar hep münafıklarla arkadaş olurlar.

 

MÜNAFIĞI TAKİP EDEREK KÜFRÜN OYUNLARI ORTAYA ÇIKARILIR

Münafık küfrün çirkinliklerini çok iyi bilir. Münafıkları takip ederek küfrün tüm oyunları, planları ortaya çıkarılabilir.

 

MÜNAFIKLARDA GELECEK KORKUSU

Münafık hayvani bir içgüdüyle gelecek korkusu yaşar. Müslümanların yanında kendini güvende hissetmez, küfürde kendine yer arar.

Münafıklar hep gelecek korkusuyla müminlere kin duyarlar, küfrün ise kendi geleceklerini garanti altına alacağını sanırlar, yancıdırlar.

Gelecek korkusu münafıkta çok şiddetlidir. O yüzden kuvveti ve gücü küfürde gördüğü için küfrün yancılığını yapmak ister.

Münafıklar ne kimseyi severler ne de kimse tarafından sevilirler bu yüzden de sürekli tedirgin yaşarlar.

Münafıkların Allah'a tam imanları yoktur, Peygambere hiç inanmazlar. Hayvani bir içgüdüyle gelecek korkusu vardır.

Müslüman için gençlik de bir nimettir yaşlılık da bir nimettir. Münafık ise yaşlanmaktan ve ölüme yaklaşmaktan dehşetli korkar.

 

MÜNAFIK ÇOK YALANCIDIR, GERÇEĞİ SÜREKLİ TERS YÜZ EDERLER

Münafık karakterini iyi bilmek gerekir. Gerçeği sürekli tersyüz eder. Münafığın çirkin dediği güzel, güzel dediği çirkindir.

Gerçeği tersyüz etmek münafık vasfıdır. Çok güzel bir şeyi çirkin, çok faydalı bir şeyi kötü gösterirken iyi olanları da kötü gösterebilir.

Münafık akıl hastalığı tarzında yalan söyler. Ama inanarak yalan söyledikleri için yalanları dikkatlice bakıldığında anlaşılır

Münafık çok haysiyetsizdir yalanı ortaya çıksa dahi yalan söylemeye devam eder, utanması yoktur.

Münafık her şeyi tersine çevirmek ister, başarıyı başarısızlığa neşeyi hüzne çevirmek ister. Tüm faaliyetleri bu yöndedir.

Münafık kendisinin "ıslah edici, düzeltici olduğunu" iddia eder. Fitne çıkarıp Müslümanlar aleyhine davranır, ama iyilik yaptığını iddia eder.

Münafık gerçeği biliri ama sahtekârca yalan söyler veya itiraz eder.

Münafıklar çok yalan söyledikleri için konuşmaları da çok çelişkilidir. Yalanlarını unutup mantıksız konuşmalar yaparlar.

Münafıklar dilbazdır, seri yalan söylerler, lafına laf yetiştirmek kolay değildir. Üstelik çirkeftirler, her konuşmalarında mutlaka bir rezalet çıkarırlar.

Münafıklar çok yüzsüzce ve delice yalan söylerler. Verdikleri sözü tutmazlar. Mutlaka bir şekilde hainlik yaparlar.

Münafık çok akılsızca yalan söyler, söz verdiğinde sözünü tutmaz, Müslümanlara saldırı olduğunda onları yalnız bırakır.

Münafıklar çok yalan söyledikleri için konuşmaları da çok çelişkilidir. Ahmak oldukları için yalanlarını unutup mantıksız konuşmalar yaparlar.

Münafık sahtekardır, kalbindeki bambaşkadır ama Allah'ı şahit getirmek ister. Ahlaksızlığını İslam'a, Kuran'a uydurmaya çalışır.

 

MÜNAFIK SEVGİYİ BİLMEZ, ENANİYETİNİ TATMİN ETMEK VE MÜSLÜMANLARI RAHATSIZ ETMEK İÇİN SEVGİYİ BİR NEVİ SİLAH OLARAK KULLANIR

Münafıkların kalbi taş gibi katıdır, sevgisizdir.

Münafığın sevgisi hep sahtedir. Sevgiyi rahatsızlık vermek için Müslümanları huzursuz etmek için kullanır.

Münafıklar her türlü pisliği, ihaneti yapar ama niçin yaptın denildiğinde iyilik ve sevgi için yaptığını iddia eder.

Habil-Kabil kıssasında ve Hz. Yusuf'un kardeşlerinde olduğu gibi münafıklar sevgiyi bahane ederek kıskançlık gösterir ve pislik yaparlar.

Münafık hep isyankarlık, yalan ve kafalama modundadır. Mümin ise hep samimiyet, mazlumluk, kanaatkarlık ve halim ruhla yaşar

Kendini zavallı göstermeye çalışmak da bir münafık oyunudur. Yusuf kıssasında Hz. Yusuf'un kardeşlerinin üslubunda bu açıkça görülmektedir.

Münafıklar sevgiyi talep ettiklerinde şeytani kibirlenme için ister. İlgi istemelerinin sebebi de rezalet çıkarıp müminleri rahatsız etmektir.

Yusuf kıssasından münafıkların sevgi iddiasıyla ortaya çıktığını anlıyoruz. Ana konuları kibirlenmek için sevgiyi kullanmak oluyor.

Münafık hiçbir zaman gerçek sevgiyi bilmez. Sadece elçiyle kendince rekabet etmek için sevgi iddiasıyla ortaya çıkar.

Münafık başkasının sevilmesine tahammül edemez, sadece kendisinin sevilmesini ister Asıl istediği sevgi değil büyüklüğünün vurgulanmasıdır

Münafıkların sevgi iddiası Müslümanlara karşı saldırganca tutum göstermek, hainlik yapmak için bir malzemedir, münafık sevgiyi bilmez.

Münafıkların sevgi konuşmaları hep fitne içindir. “Beni sevmiyorlar” diye fitne çıkarır. Mümin ise sevilecek insan olmak ister, müminleri sever.

Münafık Müslümanın her tavrını taklit edebilir ama sevecenliğini, samimiyetini ve dürüstlüğünü asla taklit edemez.

Dırar Mescidini kuran münafıklar şirk enaniyeti içinde soğuk ve sevgisizlerdi Peygamberimiz'in güzelliğine sevgisine çok haset ediyorlardı.

 

MÜSLÜMANLARIN SEVİNCİ, NEŞESİ, BİRBİRİNE SEVGİSİ MÜNAFIKLARIN İÇİNİ YAKAR

Müslümanlara bir iyilik dokunması Müslümanların sevinci, neşesi, sevgisi münafıkları adeta delirtir, buna müthiş haset ederler.

Müminlerin birbirini sevmesi münafıkları çok rahatsız eder. Müslümanların arasını bozmaya çalışırlar.

Münafıklar Peygamberimiz'e müthiş haset ediyorlardı. Münafıklar, müminler her başarı elde ettiğinde akıl almaz acı çekerler.

Mümin diğer müminin mutluluğundan mutlu olur. Münafık müminin sevincinden ızdırap duyar ve hep adaletsizlik olduğunu iddia eder.

Müslümanların neşesi münafıkta zehir etkisi yapar. Münafık Müslümanların cennet gibi ortamında cehennemde yaşıyor gibi acı çeker.

 

MÜNAFIKLAR ZÜPPELİĞİN VE UKALALIĞIN ÇİRKİN SANATINI İYİ BİLİRLER

Münafık garip bir özgürlük anlayışına sahiptir. Saygı olmayan, her türlü züppelik olan sürekli olay çıkaracağı bir hayat olsun ister.

Münafık kendisini dünyanın en akıllısı, zekisi zanneder. Ayette de onların içinde asla ulaşamayacakları bir büyüklük hissi olduğu bildirilir.

Züppelik münafıkların vazgeçilmez üslubudur, ukala üst perdeden ve bilmiş üslup kullanırlar.

Münafığın bilmişliği züppeliği azameti ve enaniyeti çok kavidir. Mümin ise mülayim ve temiz ahlaklıdır.

Münafık kendisini çok beğenir ve hep üst perdedendir. Ukalalığı ve züppeliği sebebiyle üzerinde çok itici negatif bir elektrik vardır.

Münafıklar ukalılığın ve züppeliğin çirkin sanatını çok iyi bilirler.

Tarih boyunca münafıkların mantık bozuklukları hep aynıdır. Firavun döneminde de Peygamberimiz döneminde de bugün de aynı züppelik vardır.



 
Diğer Makaleler
En zor görünen durumlarda bile insanın, ''Ben bunun altından nasıl kalkarım?'' diye telaşlanması yersizdir.
İnsanın yapacağı, yalnızca 'çok samimi olmak'tır. Herşeyi yaratacak olan ise yalnızca Allah'tır...
................................
Olayları, tavırları, konuşmaları derinlemesine araştırıp kurcalama alışkanlığı, bazen insana beklediği gibi huzur değil, rahatsızlık verebilir...
İnsan gün boyunca hoşuna giden ya da gitmeyen pek çok olayla karşılaşır. Çoğu insan, bu yaşadıkları üzerinde gerektiği kadar durup haya
................................
Kofluktan kaçınmak...
Bazı insanlar vardır, pek çok yönden çok güzel özelliklere sahiptirler, ancak bu özelliklerine rağmen çevrelerindeki insanlar üzerinde yete
................................
İman etmeyenlerin güçlerinin yetmediği bir ahlak: Sevgide kararlı olmak...
Dünyanın dört bir yanındaki insanlara sorsanız, her biri de kendince “sevgiyi ve sevmeyi çok iyi bildiklerini” ve “sevdikleri çok fazla i
................................
İyi bir insan, herkes için bir nimettir.
'Nasıl olsa güzel ahlaklı; her halükarda zaten iyi davranır' diyerek böyle insanların iyi niyetlerini suistimal etmeye çalışmak Kuran ahlak
................................
'Gizli kirlere' ve 'zincirleme kirlenme'ye karşı alınması gereken temizlik önlemleri
Kirliliğin insanlara getirebileceği zarar ve sıkıntıları bilen şuuru açık her insan için temizlik son derece önemli bir konudur. Ancak buna
................................
En tehlikeli ve en sinsi hastalıklardan biri: Aklı beğenme hastalığı
Her insan çocukluk yaşlarının hemen ardından belirli bir eğitim süreci içerisine girer. Kişiliği zaman içerisinde sürekli olarak gelişirk
................................
Hatayı önce kendinde aramak, güzel bir ahlak özelliğidir...
İnsanlar genellikle bir sorun yaşadıklarında, hatayı öncelikle kendilerinde değil de, karşı tarafta arama eğilimindedirler.
................................
En zor görünen durumlarda bile insanın, ''Ben bunun altından nasıl kalkarım?'' diye telaşlanması yersizdir.
İnsanın yapacağı, yalnızca 'çok samimi olmak'tır. Herşeyi yaratacak olan ise yalnızca Allah'tır...
................................
Her insanın kalbinde, Allah'a karşı yaşadığı çok özel ve derin bir samimiyet, yakınlık ve candanlık şekli olmalıdır.
Bir kimsenin böyle anlarda bile soğuk ve mesafeli bir üslup içerisinde olması ise, ciddiyetle düşünülmesi gereken çok önemli bir eksiklikti
................................
 

Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla
telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir.
HARUN YAHYA