Mehdiyet      Makale    Video     Anasayfa    İletişim    
Kategoriler:
Kuran Ahlakı
Madde Gerçeği
Kuran Mucizeleri
Darwinizme Cevaplar
Güncel
İman Hakikatleri
Ahir Zaman
MÜNAFIKLIK KURAN’DA ANLATILAN ANA KONULARDAN BİRİDİR
 
 Son Makaleler
 
MÜNAFIKLIK KURAN’DA ANLATILAN ANA KONULARDAN BİRİDİR

Münafıklar Kuran'da en çok üzerinde durulan konulardan biridir. Münafıklığın sürekli anlatılması olmayan itibarlarının yok edilmesini sağlar.

MÜNAFIKLIK KURAN’DA ANLATILAN ANA KONULARDAN BİRİDİR

Münafıklar Kuran'da en çok üzerinde durulan konulardan biridir. Münafıklığın sürekli anlatılması olmayan itibarlarının yok edilmesini sağlar.

Münafıklar Müslümanların imtihanının mühim bir yönüdür Kuran'da da çok detaylı anlatılır. Müslümanların bu iblis takımını iyi tanıması önemlidir.

Münafıklar konusunu bu kadar anlatmamızın sebebi Kuran'da çok anlatılmasıdır ve İslam alemi için büyük tehlike olmasıdır.

İnsanların çoğu münafıkların pratik hayatta nasıl davrandığını bilemezler. Kapsamlı analiz yapılmadığı için asırlardır münafıklar etkili olmuştur.

Münafıklara karşı gevşemek çok tehlikeli olur, ömür boyu teyakkuzda olacağız. Münafıksız Müslüman olmaz, Kuran ile (ilmen) mücadele etmek gerekir.

Münafıkları o kadar detaylı anlatacağız ki tüm Müslümanlar münafıkları tanıyacak ve onlar da tanındıklarını bilecekler.

Münafık karakterini daha önce Müslümanlar yüzeysel biliyorlardı. Sürekli anlatımla münafık karakterinin gün gibi ortaya çıkmasını sağlayacağız.

Münafıklar ne plan yaparlarsa yapsınlar mutlaka mağlup olmuşlardır. Müminler de hep zafer ve galibiyet elde etmiştir.

 

MÜNAFIK ŞEYTANIN İNSAN NUMUNESİDİR

İlk münafık şeytandır. Hastalıklı ruh hali, ukalalık, kibir, züppelik şeytanın üslubunda yoğun olarak görülür.

Münafık şeytanın insan numunesidir. İslam'a hizmet etmeye mecbur kaldığında müthiş sıkılır.

Münafıklar Müslümanların içinde yaşayan şeytanlar gibidir. Bu da Müslümanların sevabı içindir.

Münafıkların kafası dine karşı donuktur, anlatırsın anlamaz. Ama şeytanın her telkinine açıktır.

Şeytan “sizi sadece davet ettim siz de geldiniz” diyor. Münafıklar da şeytan gibi insanları çirkinliğe davet eder kendilerine benzetmek isterler.

Şeytan tüm insanların kötü olduğu iddiasındadır, münafıklar da sadece kendilerinin iyi olduğunu iddia eder.

 

MÜNAFIK ŞEYTANİ BİR ZEKAYA SAHİPTİR, AMA ÇOK AKILSIZDIR.

Münafıkta akıl ve zeka ters orantılıdır. Çok zekidir ama müthiş akılsızdır.

Münafığın aklı yoktur ama zekası şeytani bir zeka olduğu için oyunları zekicedir. Genelde hiç delil bırakmadan oyun oynadığını zanneder.

Münafık hazır cevaptır, cevapları ilk bakışta zekice gibi görünür ancak bu cevap münafığın tüm akılsızlığını yansıtır.

Münafık tam hadiste belirtildiği gibi odun gibi bomboştur, kendi aklı yoktur. Şeytanın etkisiyle küfri anlamda güç bulur.

Münafıklar akılsızdırlar, zeka ile ortaya çıkarlar, Peygamberimiz (sav)’in aklı karşısında ezilir ve rezil olurlar ama yine de durumlarını anlamazlar.

 

MÜNAFIK AKILSIZ OLDUĞU İÇİN HAŞA ALLAH’I KANDIRACAĞINI ZANNEDER

Münafık kendisini bağımsız zanneder. Ama her yaptığı Allah Katında bellidir.

Münafık çok akılsızdır. Allah'ı kendince kandıracağını zanneder, bu akılsızlığına cehennemde bile devam eder.

Münafık akılsız olduğu için gizli, üstü kapalı üsluplar kullandığında fark edilmediğini zanneder.

Münafık kendince cehennemde bile Allah'ı aldatmaya çalışır, her defasında aşağılanır.

Münafık Allah’ın kendisini izlediğinin farkında değildir, başkasının görmemesini yeterli görür.

Münafıklar yemin ederek haşa Allah'ı kandırabileceklerini zannederler. Kendilerini İslam'a hizmet ediyor gibi göstermeye çalışırlar.

Münafıklar “Bizi kimse anlamaz, gizli hareket ediyoruz” diye düşünerek büyük bir yanılgı içindedirler, yaptıkları her şey görülür ve anlaşılır.

Münafıkların yüzsüzlüğünün nedenlerinden biri Allah'ın kendisini izlediğini bilmek istememesidir. Bu yüzden arsızca pisliğine devam eder.

 

MÜNAFIK AKILSIZLIĞINA RAĞMEN KENDİSİNİ HERKESTEN VE HER ŞEYDEN ÜSTÜN GÖRÜR, HAŞA PEYGAMBERLERİ VE KURAN’I BEĞENMEZLER

Münafıklar kendi akıllarınca Peygamberi haksız göstermeye çalışırlar. Peygamberin yaptığı her uygulamayı kendilerince eleştirirler.

Münafık kendi züppe mantığının doğru olduğuna inanır, dinin doğru yol olduğuna inanmaz, Kuran'dan farklı bir din anlatır.

Münafıklar Allah'tan sözde daha akıllı oldukları kanaatindedirler, Allah'ın adaletini sorgulayan konuşmalar yaparlar. (Allah'ı tenzih ederiz)

Münafıklar en çok kendi akıllarını beğendikleri için haşa Allah'a akıl, merhamet öğretmeye yeltenirler. Kendilerini Allah'tan (haşa) büyük görürler.

Münafıklar o kadar ahmak ve züppedir ki "Kuran'ın değiştirilmesi" gerektiğini söylerler. Çok zayıf akıllıdırlar.

Münafıklar yaptıkları ahlaksızlığın Peygamber tarafından fark edilmediğini düşünür, bu yüzden de kendilerince Peygamberi de beğenmezler.

Münafıklar Peygamberden daha akıllı oldukları iddiasında oluyorlar, kendince üst boyuttan konuşurlar, küstah olurlar.

Münafıklar elçiye uyulduğunda kayba uğrayacaklarına inanırlar, imanı zayıf olanlara da bu telkini verirler. Oysa kendileri kayıp içindedir.

Münafıklar aptalca zekalarıyla elçileri küçük düşüreceklerini sanmışlar her seferinde kendileri küçük düşmüş ve aşağılanmışlardır.

Münafıklar elçileri kendilerince sıradan bir insan olarak görüyorlar, "Allah bizim yerimize niye onu seçti" diye haset ediyorlar.

Peygamberimiz devrinde ortam her şeyiyle güzeldi. Münafıklar sırf ahlaksızlık olsun diye Peygamberimiz (sav)'e haşa akıl veriyor, karşı geliyorlardı.

Münafık kendisini hep mağdur olarak gösterirken ahlaksızca Müslümanları ve elçiyi adil olmamakla itham eder.

Münafık kendini hep temiz kalpli dürüst haksızlığa uğrayan konumunda gösterir. Hâşâ Peygamberin de onları haksızlığa uğrattığını söyler.

Münafıklar kendilerini çok akıllı zannettikleri için, bütün istedikleri Peygamberi kendilerince açmaza sokmaktır. Peygamberlere haset ederler

Münafıklar kendilerince Peygamberi mahcup etmeye çalışırlar, ama Allah ayetlerle akılsızlıklarını ortaya çıkarmıştır.

Münafıklar sırf ahlaksızlık olsun diye Hz. Musa’ya yaptıkları gibi Peygamberleri unutkanlıkla itham etmişlerdir.

Musa döneminde Samiri "Musa ilahınızı unuttu" diyor ve put ortaya çıkarıyor. Münafıklar nerede pislik varsa onu bulur, onunla sükse yapar.

Sanıyorlar ki münafıklar bir tek Müslümanlara ters, haşa Allah'tan Peygamberimiz'den hoşlanmıyorlar. Bu yüzden Müslümanları sevmiyorlar.

 

MÜNAFIKLAR PEYGAMBERE KARŞI ÖFKELİDİR, PEYGAMBERİ İNSANLARA YANLIŞ TANITMAYA ÇALIŞIRLAR

Münafık hem Allah'a hem Peygambere karşı öfkelidir. Allah'ın Peygambere verdiği nimetleri kıskanır, huzurlu yaşamasını engellemeye çalışır

Münafıkların içteki nefreti çok büyüktür. Peygamberimiz'in yanındayken "Seni seviyoruz" derlerdi, ama gıyabında çok çirkin konuşurlardı.

Münafıklar kendi aralarında Peygamberimiz aleyhinde alçakça konuşuyor Peygamberimizin yanına gittiklerinde ise biz seni seviyoruz diyorlardı.

Peygamberimiz dönemi münafıklarının en hain yönlerinden biri de Peygamberimiz'i insanlara sinsice yanlış tanıtmalarıdır.

Peygamberimizi övmek münafıkların çok ağırına gider. Mutlaka O'nun aleyhinde sinsice bir üslup kullanırlar. Samimi müslümanları da asla övmezler.

Münafığın kalbindeki nefret bir türlü dinmez. Peygambere duyulan güveni sarsmak ister, bu yüzden sürekli oyun oynar.

 

MÜNAFIKLARA PEYGAMBERİMİZ (SAV)’E BİLGİ AKIŞINDAN RAHATSIZ OLURLAR

Münafık Peygambere bilgi akışından müthiş rahatsız olur. Bilgiyi getirene kin duyar. Mümin için Peygambere bilgi akışı olması sevinçtir.

Münafıkları en rahatsız eden şeylerden biri de Peygambere haklarında bilgi gitmesi ve Peygamberin de onları uyarmasıdır, bundan acı çekerler.



 
Diğer Makaleler
En zor görünen durumlarda bile insanın, ''Ben bunun altından nasıl kalkarım?'' diye telaşlanması yersizdir.
İnsanın yapacağı, yalnızca 'çok samimi olmak'tır. Herşeyi yaratacak olan ise yalnızca Allah'tır...
................................
Olayları, tavırları, konuşmaları derinlemesine araştırıp kurcalama alışkanlığı, bazen insana beklediği gibi huzur değil, rahatsızlık verebilir...
İnsan gün boyunca hoşuna giden ya da gitmeyen pek çok olayla karşılaşır. Çoğu insan, bu yaşadıkları üzerinde gerektiği kadar durup haya
................................
Kofluktan kaçınmak...
Bazı insanlar vardır, pek çok yönden çok güzel özelliklere sahiptirler, ancak bu özelliklerine rağmen çevrelerindeki insanlar üzerinde yete
................................
İman etmeyenlerin güçlerinin yetmediği bir ahlak: Sevgide kararlı olmak...
Dünyanın dört bir yanındaki insanlara sorsanız, her biri de kendince “sevgiyi ve sevmeyi çok iyi bildiklerini” ve “sevdikleri çok fazla i
................................
İyi bir insan, herkes için bir nimettir.
'Nasıl olsa güzel ahlaklı; her halükarda zaten iyi davranır' diyerek böyle insanların iyi niyetlerini suistimal etmeye çalışmak Kuran ahlak
................................
'Gizli kirlere' ve 'zincirleme kirlenme'ye karşı alınması gereken temizlik önlemleri
Kirliliğin insanlara getirebileceği zarar ve sıkıntıları bilen şuuru açık her insan için temizlik son derece önemli bir konudur. Ancak buna
................................
En tehlikeli ve en sinsi hastalıklardan biri: Aklı beğenme hastalığı
Her insan çocukluk yaşlarının hemen ardından belirli bir eğitim süreci içerisine girer. Kişiliği zaman içerisinde sürekli olarak gelişirk
................................
Hatayı önce kendinde aramak, güzel bir ahlak özelliğidir...
İnsanlar genellikle bir sorun yaşadıklarında, hatayı öncelikle kendilerinde değil de, karşı tarafta arama eğilimindedirler.
................................
En zor görünen durumlarda bile insanın, ''Ben bunun altından nasıl kalkarım?'' diye telaşlanması yersizdir.
İnsanın yapacağı, yalnızca 'çok samimi olmak'tır. Herşeyi yaratacak olan ise yalnızca Allah'tır...
................................
Her insanın kalbinde, Allah'a karşı yaşadığı çok özel ve derin bir samimiyet, yakınlık ve candanlık şekli olmalıdır.
Bir kimsenin böyle anlarda bile soğuk ve mesafeli bir üslup içerisinde olması ise, ciddiyetle düşünülmesi gereken çok önemli bir eksiklikti
................................
 

Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla
telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir.
HARUN YAHYA