Mehdiyet      Makale    Video     Anasayfa    İletişim    
Kategoriler:
Kuran Ahlakı
Madde Gerçeği
Kuran Mucizeleri
Darwinizme Cevaplar
Güncel
İman Hakikatleri
Ahir Zaman
HZ. MEHDİ (A.S.)'IN GELİŞİNE VE İSLAM AHLAKININ DÜNYA HAKİMİYETİNE İŞARET EDEN KURAN AYETLERİ
 
 Son Makaleler
 
HZ. MEHDİ (A.S.)'IN GELİŞİNE VE İSLAM AHLAKININ DÜNYA HAKİMİYETİNE İŞARET EDEN KURAN AYETLERİ

Allah içinizden iman edenlere ve salih amelde bulunanlara vaadetmiştir: “Hiç şüphesiz onlardan öncekileri nasıl 'güç ve iktidar sahibi' kıldıysa, onları da yeryüzünde 'güç ve iktidar sahibi' kılacak, kendileri için seçip beğendiği dinlerini kendilerine yerleşik kılıp sağlamlaştıracak ve onları korkularından sonra güvenliğe çevirecektir...” (Nur Suresi, 55)

Ve seveceğiniz bir başka (nimet) daha var: Allah'tan 'yardım ve zafer (nusret)' ve yakın bir fetih. Mü'minleri müjdele. (Saff Suresi, 13)

Andolsun, Biz Zikir’den sonra Zebur'da da: "Şüphesiz Arz'a salih kullarım varisçi olacaktır" diye yazdık. (Enbiya Suresi, 105)

Andolsun, gönderilen kullarımıza (şu) sözümüz geçmiştir: “Gerçekten onlar, muhakkak nusret (yardım ve zafer) bulacaklardır. Ve hiç şüphesiz; Bizim ordularımız, üstün gelecek olanlar onlardır.” (Saffat Suresi, 171-173)

Allah, yazmıştır: "Andolsun, ben galip geleceğim ve elçilerim de." Gerçekten Allah, en büyük kuvvet sahibidir, güçlü ve üstün olandır. (Mücadele Suresi, 21)

Elçilerini hidayet ve hak din üzere gönderen O'dur. Öyle ki onu (hak din olan İslam'ı) bütün dinlere karşı üstün kılacaktır; müşrikler hoş görmese bile. (Saff Suresi, 9)

Ki O, elçilerini hidayetle ve hak din ile, diğer bütün dinlere karşı üstün kılmak için gönderdi. Şahid olarak Allah yeter. (Fetih Suresi, 28)

Müşrikler istemese de o dini (İslam'ı) bütün dinlere üstün kılmak için elçisini hidayetle ve hak dinle gönderen O'dur. (Tevbe Suresi, 33)

Ve onlardan sonra sizi o arza mutlaka yerleştireceğiz. İşte bu, makamımdan korkana ve tehdidimden korkana ait (bir ayrıcalıktır). Fetih istediler, (sonunda) her zorba inatçı bozguna uğrayıp -yok oldu- gitti. (İbrahim Suresi, 14-15)

Allah'ın yardımı ve fetih geldiği zaman, Ve insanların Allah'ın dinine dalga dalga girdiklerini gördüğünde, hemen Rabbini hamd ile tesbih et ve O'ndan mağfiret dile. Çünkü O, tevbeleri çok kabul edendir. (Nasr Suresi, 1-3)

Şüphesiz, Biz sana apaçık bir fetih verdik. Öyle ki Allah, senin geçmiş ve gelecek (her) günahını bağışlasın, üzerindeki nimetini tamamlasın ve seni dosdoğru bir yola yöneltsin. Ve Allah, sana 'üstün ve onurlu' bir zaferle yardım etsin. (Fetih Suresi, 1-3)

... Fakat Allah, sizin bilmediğinizi bildi, böylece bundan önce size yakın bir fetih (nasib) kıldı. (Fetih Suresi, 27)

... Bu yurdun sonu kimindir, inkar edenler pek yakında bileceklerdir. (Rad Suresi, 42)

De ki: "Hak geldi, batıl yok oldu. Hiç şüphesiz batıl yok olucudur." (İsra Suresi, 81)

Kendisine bereketler kıldığımız yerin doğusuna da, batısına da o hor kılınıp-zayıf bırakılanları (müstaz'afları) mirasçılar kıldık... (Araf Suresi, 137)

Ağızlarıyla Allah'ın nurunu söndürmek istiyorlar. Oysa kafirler istemese de Allah, Kendi nurunu tamamlamaktan başkasını istemiyor. (Tevbe suresi, 32)

Onlar, Allah'ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar. Oysa Allah, Kendi nurunu tamamlayıcıdır; kafirler hoş görmese bile. (Saff Suresi, 8)

Ve sizi onların topraklarına, yurtlarına, mallarına ve daha ayak basmadığınız bir yere mirasçı kıldı. Allah, her şeye güç yetirendir. (Ahzab Suresi, 27)

Allah, suçlu-günahkarlar istemese de, hakkı (hak olarak) Kendi kelimeleriyle gerçekleştirecektir. (Yunus Suresi, 82)

Onlar ki, yeryüzünde kendilerini yerleştirir, iktidar sahibi kılarsak, dosdoğru namazı kılarlar, zekatı verirler, ma'rufu emrederler, münkerden sakındırırlar. Bütün işlerin sonu Allah'a aittir. (Hac Suresi, 41)

Gevşemeyin, üzülmeyin; eğer (gerçekten) iman etmişseniz en üstün olan sizlersiniz. (Al-i İmran Suresi, 139)

 

NUR SURESİ, 55. AYETİN TEFSİRİ

Allah içinizden iman edenlere ve salih amelde bulunanlara vaadetmiştir: Hiç şüphesiz onlardan öncekileri nasıl 'güç ve iktidar sahibi' kıldıysa, onları da yeryüzünde 'güç ve iktidar sahibi' kılacak, kendileri için seçip beğendiği dinlerini kendilerine yerleşik kılıp sağlamlaştıracak ve onları korkularından sonra güvenliğe çevirecektir... (Nur Suresi, 55)

vaadallâhu (vaade allâhu): Allah vaad etti

Kuran'ın birçok ayetinde bildirildiği gibi Allah'ın vaadi haktır ve Allah vaadinden dönmeyendir.


fî el ardı: 
yeryüzünde 

Tüm yeryüzüne, istisna olmadan her yere hakim olunması.


le yestahlifenne-hum: 
onları mutlaka halife tayin edecek 

Halife kelimesinin sözlük anlamı:
 Allah'ı "Hakimiyet'in Mutlak ve Yegane Sahibi" kabul ederek, O'nun verdiği güç ve yetkiyi O'nun koyduğu yasalara uygunluk içinde kullanmak. 

Ayette salih müminlerin hükümranlığı, üstünlüğü, galibiyeti ve hakimiyeti anlamında kullanılmaktadır. Yüce Allah'ın istediği sistemi kursunlar, O'nun dilediği adil düzeni uygulasınlar ve yüce Allah'ın yarattığı günden itibaren kendilerine belirlediği olgunluk düzeyine insanlığı ulaştırsınlar diye onları da yeryüzüne egemen kılacağını söz vermiştir.

Onlardan öncekileri nasıl 'güç ve iktidar sahibi' kıldıysa, onları da yeryüzünde 'güç ve iktidar sahibi' kılacak


Lafzen, “onları yeryüzünde işbaşına getireceğine” -yani, onların güç ve emniyet kazanmalarını sağlayıp böylece tüm dünyaya hakim duruma getireceğine.

Farklı tefsirler:
Kendilerinden önce geçenleri egemen kıldığı gibi onları da yeryüzünde mutlaka egemen kılacağına (Diyanet İşleri tefsiri)

Kendilerinden öncekileri sahip ve hakim kıldığı gibi, kendilerini de yeryüzüne sahip ve hakim kılacağını (Elmalılı Hamdi Yazır tefsiri)

ve leyumekkinenne lehum dînehumullezîrtedâ:
 Kendileri için seçtiği dinlerini sarsılmaz temellere oturtacağını vaadetti 

Dinin yeryüzünde sağlam temellere oturması; kalplere yerleşmesi, hayatı düzenleyip yönlendirecek konuma gelmesi ile gerçekleşir. Şu halde yüce Allah onları yeryüzüne egemen kılmayı ve kendileri için seçtiği dinin hükümran olmasını vaadetmiştir.

Vaadallâhullezîne âmenû minkum ve amilûs sâlihâti leyestahlifennehum fil ardı kemestahlefellezîne min kablihim, ve leyumekkinenne lehum dînehumullezîrtedâ lehum ve le yubeddilennehum min ba’di havfihim emnâ(emnen), ya’budûnenî lâ yuşrikûne bî şey’â(şey’en), ve men kefere ba’de zâlike fe ulâike humul fâsikûn(fâsikûne).

1.

vaadallâhu (vaade allâhu)

: Allah vaadetti

2.

ellezîne amenû

: Allah'a ulaşmayı dileyenler, âmenû olanlar

3.

min-kum

: sizden

4.

ve amilû es sâlihâti

: ve salih amel (nefs tezkiyesi) işlediler

5.

le yestahlifenne-hum

: onları mutlaka halife tayin edecek

6.

fî el ardı

: yeryüzünde

7.

kemestahlefellezîne (kemâ istahlefe ellezîne)

: halife tayin ettiğimiz kimseler gibi

8.

min kabli-him

: onlardan önce

9.

ve le yumekkinenne

: ve mutlaka sağlamlaştıracak

10.

lehum

: onlara, onlar için

11.

dîne-hum

: onların dîni

12.

ellezî irtedâ

: ki onu seçti, razı oldu, hoşnut oldu

13.

lehum

: onlar için, onlara

14.

ve le yubeddilenne-hum

: ve onlara mutlaka çevirecek

15.

min ba'di

: sonra

16.

havfi-him

: (onların) korkuları

17.

emnen

: emniyet, güven

18.

ya'budûne-nî

: bana kul olurlar

19.

lâ yuşrikûne

: şirk koşmazlar

20.

bî şey'en

: bir şeyi

21.

ve men

: ve kim

22.

kefere

: örttü, inkâr etti

23.

ba'de

: sonra

24.

zâlike

: bu

25.

fe ulâike

: işte onlar

26.

hum

: onlar

27.

el fâsikûne

: fasıklar

 

SAFF SURESİ, 13. AYETİN TEFSİRİ

"Ve seveceğiniz bir başka (nimet) daha var: Allah'tan 'yardım ve zafer (nusret)' ve yakın bir fetih. 
Mü'minleri müjdele". (Saff Suresi, 13)

nasrun mina(A)llâhi 

Nusrat: Yardım. Cenab-ı Hakkın yardımı, hususen ruhani muavenet. Zafer, galebe, fetih, üstünlük, başarı, düşmana gâlib olmak.


ve fethun karrîb(un)


Karib: Çok yakın

BİR SONRAKİ AYETTE İSE HZ. İSA (AS)'IN HAVARİLERİNDEN BAHSEDİLMEKTE, AYETİN SONUNDA  DA "Sonunda Biz de iman edenleri düşmanlarına karşı destekledik, onlar da üstün geldiler" BUYRULMAKTADIR.

Ey iman edenler, Allah'ın yardımcıları olun: Meryem oğlu İsa'nın havarilere: 'Allah'a (yönelirken) benim yardımcılarım kimlerdir?' demesi gibi. Havariler de demişlerdi ki: 'Allah'ın yardımcıları bizleriz.' Böylece İsrailoğullarından bir topluluk iman etmiş, bir topluluk inkâr etmişti. Sonunda Biz iman edenleri düşmanlarına karşı destekledik, onlar da üstün geldiler. (Saff Suresi, 14)

"Allah'ın Hz. İsa (as)'a inananları, onu inkar edenler üzerinde galip getireceği; iman edenlerin muhakkak üstün gelecekleri" bildirilmektedir.

Ve uhrâ tuhıbbûnehâ, nasrun minallâhi ve fethun karîb(karîbun), ve beşşiril mû’minîn(mû’minîne).

1.

ve uhrâ

: ve diğer, başka

2.

tuhıbbûne-hâ

: onu seversiniz

3.

nasrun

: yardım

4.

min allâhi

: Allah'tan

5.

ve fethun

: ve fetih

6.

karîbun

: yakın

7.

ve beşşiri

: ve müjdele

8.

el mû'minîne

: mü'minler



 
Diğer Makaleler
En zor görünen durumlarda bile insanın, ''Ben bunun altından nasıl kalkarım?'' diye telaşlanması yersizdir.
İnsanın yapacağı, yalnızca 'çok samimi olmak'tır. Herşeyi yaratacak olan ise yalnızca Allah'tır...
................................
Olayları, tavırları, konuşmaları derinlemesine araştırıp kurcalama alışkanlığı, bazen insana beklediği gibi huzur değil, rahatsızlık verebilir...
İnsan gün boyunca hoşuna giden ya da gitmeyen pek çok olayla karşılaşır. Çoğu insan, bu yaşadıkları üzerinde gerektiği kadar durup haya
................................
Kofluktan kaçınmak...
Bazı insanlar vardır, pek çok yönden çok güzel özelliklere sahiptirler, ancak bu özelliklerine rağmen çevrelerindeki insanlar üzerinde yete
................................
İman etmeyenlerin güçlerinin yetmediği bir ahlak: Sevgide kararlı olmak...
Dünyanın dört bir yanındaki insanlara sorsanız, her biri de kendince “sevgiyi ve sevmeyi çok iyi bildiklerini” ve “sevdikleri çok fazla i
................................
İyi bir insan, herkes için bir nimettir.
'Nasıl olsa güzel ahlaklı; her halükarda zaten iyi davranır' diyerek böyle insanların iyi niyetlerini suistimal etmeye çalışmak Kuran ahlak
................................
'Gizli kirlere' ve 'zincirleme kirlenme'ye karşı alınması gereken temizlik önlemleri
Kirliliğin insanlara getirebileceği zarar ve sıkıntıları bilen şuuru açık her insan için temizlik son derece önemli bir konudur. Ancak buna
................................
En tehlikeli ve en sinsi hastalıklardan biri: Aklı beğenme hastalığı
Her insan çocukluk yaşlarının hemen ardından belirli bir eğitim süreci içerisine girer. Kişiliği zaman içerisinde sürekli olarak gelişirk
................................
Hatayı önce kendinde aramak, güzel bir ahlak özelliğidir...
İnsanlar genellikle bir sorun yaşadıklarında, hatayı öncelikle kendilerinde değil de, karşı tarafta arama eğilimindedirler.
................................
En zor görünen durumlarda bile insanın, ''Ben bunun altından nasıl kalkarım?'' diye telaşlanması yersizdir.
İnsanın yapacağı, yalnızca 'çok samimi olmak'tır. Herşeyi yaratacak olan ise yalnızca Allah'tır...
................................
Her insanın kalbinde, Allah'a karşı yaşadığı çok özel ve derin bir samimiyet, yakınlık ve candanlık şekli olmalıdır.
Bir kimsenin böyle anlarda bile soğuk ve mesafeli bir üslup içerisinde olması ise, ciddiyetle düşünülmesi gereken çok önemli bir eksiklikti
................................
 

Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla
telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir.
HARUN YAHYA